Mutlu Çocuk Yetiştirmenin Formülü Yoktur

Heryerde mutlu çocuk yetiştirme formülleri konuşuluyor. Paylaşılan formüller anne-baba ve çocuğun bir arada yaşadığı çekirdek aile ortamıyla ilgili. Mutlu aile eşittir mutlu çocuk deniyor. Peki boşanmış ebeveynlerin çocukları mutlu olamaz mı?

Yaz tatili gelip çatmıştı. Çatmıştı çünkü son yıllara kadar sevinçten tavana kadar zıpladığım yaz tatili, çocuksuz bir Temmuz ayına dönüştüğü için pek mutlu olamıyorum. Ah, mutluluk demişken; herkesin olmak istediği ama bir türlü mutluluk halini deneyimleyemediği o sihirli kelimeyle ilgili bir formülün daha zorlayıcı bir versiyonu var; mutlu çocuk yetiştirme…

Zorlayıcı çünkü mutlu olamayan yetişkinlerin çocukları mutlu olmaya zorlamasını çok travmatik buluyorum. Bu açıdan akademisyen veya uzmanlar tarafından verilen formüllerin de tarifi epey can yakıcı.

Çatık kaşlı Temmuz’ da kalmıştık. Oğlum babasının yanına tatile gidecek, ilk defa tek başına uçak yolculuğu yapacaktı. Tamamen o güne kilitlenmiştik. Çocuğu ve kendimi gerecek şekilde bir kilitlenme değil bu. Son derece rasyonel şeyler konuşuyorduk.

Uçuş süresi ne kadar?
Uçuşta yanımızda oturacak kişilerle nasıl sohbet etmeliyiz?
Nelerden bahsetmeli, nelerden bahsetmemeliyiz?
Uçuş kuralları nelerdi?
Neler okumalı, neler yemeli içmeli vb gibi…

Bekar bir anne olarak benim için müthiş bir duygu olduğunu belirtmek isterim. Benim o minik bebeğim kocaman çocuk olmuştu ve tek başına uçacaktı. ÇOK MUTLUYDUM. Bu esnada, kalbimi sıkıştıran hatta ezen 10 saniyelik bir videonun etkisi altında olduğumu net olarak hissedemiyordum.

Uçuş günü geldi çattı. Oğlumu büyük bir sevinçle, gurur ve MUTLULUKLA yolcu ettim. Yanaklarım gözyaşlarım nedeniyle sırılsıklamdı. Çünkü o gözyaşları mutluluk göz yaşıydı. Onun büyüdüğünü görmek, cesaretini, özgüvenini, kendinden emin tavırlarına koskocaman bir kalabalığın içinde tanık olmak göğsümü kabarttı.

Onu iyisiyle kötüsüyle, kah bol parayla, kah kuruşa muhtaç olduğum günlerle ben büyüttüğüm için başım arş-ı alaya değmişti sanki.

Uçak kalkana değin havalimanında bekledim. Uçak kalktı, panodan gördüm ve ağlamaya başladım. Öyle bir ağlamaktı ki bu; size anlatamam. Az önce genişleyen göğsüm sönmüş, kalbimi köşeye sıkıştıran o 10 saniyelik videonun acı izlerini içimden atmak için son derece bilinç dışı bir şekilde ağlamaya başlamıştım.

Daha sonra toparlanıp kendime geldiğime instagram hesabımdan şunu paylaştım:

Psikoloji akademisyenlerinin tek başına çocuk yetiştiren bekar anneleri yabana attığını düşünüyorum.

Çoğumuzdaki (yani bekar anneler ve çocukları) esneklik ve toparlanma becerisi, psikoloji ve eğitim dalında yazılan makale ve kitaplarda  yok. Çoğu akranını 2’ye katlayacak derecede tek ebeveynle büyüyen mutlu çocuklar var.

Mutlu çocuk yetiştirmek için illa ki mutlu bir “eş” olmak gerekmiyor. Akademisyenlerin ölçemediği şu: yıkımlar olumlu dönüşümlere neden olur.

Yeniden yapılanan bir anne, tek başına çok şey yapan bir anne çocuğuna tralalalaalaaaaaa mutluluğunun yanında işte bunu öğretir, kendine güven ve hayata sarıl.

Evliliklerde tanımlanamayan duygu akışında yetişen çocuk değil, tek ebeveynle net duygu tanımlarıyla büyüyen çocuk mutluluğu tanır ve yaşar. Ayrıca o mutluluğun kıymetini öyle iyi bilir ki… Kimseye dokunmasına izin verilmez. Esneklik, rezilyans, toparlanabilme becerisi mutluluğun kalkanıdır.

Sonuçta:bekar anneleri iyi gözlemleyen akademisyenlerin makale ve kitaplarını gönülden kabulle okuyorum. Zira insan ve mutluluk formüllenemez.

Size bir tüyo: Mutluluk çabasızca gelir. Olmaya çalıştıkça olamazsınız. Yaşadığınız anı, nefesi, canınızın kıymeti bildikçe mutluluk bedeninizde canlanır ve etrafa yayılır.
Formüllere kanmayın.

Mutlu çocuk yetiştirmenin formülü yoktur. Mutluluk kişiye özel yollarla yaşanır. İster evli olun, ister bekar olun; ister standart gelişimi olan bir çocuğunuz olsun, ister farklı gelişen bir çocuğunuz olsun. Ne çektiğinizi siz bilirsiniz. Bu nedenle size neyin iyi geleceğini yine en iyi siz bilirsiniz.

Boşanmış ailelerin mutsuz çocukları mutsuz olur klişesinden usandım. Çocuk yara alabilir. Boşanmak zordur. Anne ve babayı ayrı ayrı görmek zordur. Fakat bu hayata büyük öğretilerle başlamak kapanmayan yaraları sembolize etmez.

Uzman dünyasının bu konuda bekar annelere haksızlık yaptığını düşünüyorum. Bu yazıyı yazarak 10 saniyelik videoya cevap verdiğimi düşünüyorum. Artık ben de yemek yediğim çatalımı, kaşığımı bir kenara koyup, ağzımı peçeteyle silip, cevap vermiş olmanın verdiği rahatlıkla arkama yaslanabilirim.

Son sözüm mutlu çocuk yetiştirmenin tek bir formülü yoktur.

Aylin Anne

Aylin Anne – Aylin Çalışkan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim bölümünü bitirdi. Mezuniyetinin ardından Devlet Planlama Teşkilatı başta olmak üzere çeşitli kamu kuruluşlarında insan kaynakları stajları yaptı. Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim bölümünden özel eğitim öğretmenliği sertifikası aldı ve bu branşta 12 yıl hizmet verdi. 2014 yılından bu yana rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanında rehber öğretmen olarak hizmet veriyor. STK’ larda kurucu ve gönüllü olarak çalışan Aylin Çalışkan Mart 2006’da Eğitim Bilimleri Derneği’ ni kurdu. Okulların yapısı ve işleyişiyle ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı’yla görüşmelerin gerçekleştiği bu dernek kapsamında etkinlikler gerçekleştirdi. Sabah Gazetesi Kültür Sanat bölümü ve kitap eklerinde çocuk kitapları üzerine yazdı. Daha sonra Hürriyet Aile ve Hürriyet gazetesinin internet sitesinde Aylin Anne olarak anne-çocuk, eğitim ve özel eğitim üzerine yazılar yazdı. Perşembe Anneleri isimli bir kitabı olan Aylin Çalışkan, bu kitabında özel gereksinimli 15 çocuğun annesiyle yaptığı röportajları bir araya getirmiştir. 2010 yılında çiçeği burnunda bir anneyken açtığı bloğunu herkese iyi içerik sunmak üzere revize edip tekrar yayına almıştır. Blog, köşe, kitap yazarı, eğitimci, rehber-psikolojik danışman olarak kariyerine devam etmekte olan Aylin Çalışkan fotoğraf, yoga, astroloji ve pek çok spritüel konuyla yakından ilgilenmektedir. Bekar ve bir çocuk annesidir.

You may also like...

18 Responses

  1. Canan dedi ki:

    Harika bir yazı. Elinize aklınıza sağlık teşekkürler

  2. Duygu dedi ki:

    Aylin hanım 10 saniyelik video nedir anlayamadım? Utandım da 😌

    • Aylin Anne dedi ki:

      Haklısınız. Bulmama imkansız. Tarif edersem de direk tek bir kişiyi hedef göstermiş olacağım. Bu nedenle yazıyı hazırlarken detay verme konusunda çok zorlandım açıkçası

  3. brsnlbl07 dedi ki:

    O 10 saniyelik video olayını anlamadım sanırım. Ne videosu olduğunu yani!
    Bu instagram gönderiniz çok iyi gelmişti bana. Şök toplantılarında öğrenciler konuşulurken hep altı çizilen bir yerdir… Çoğunlukla doğruyu da yansıtıyor olabilir. Çünkü sorumluluğu üzerine alan ebeveyn gereklerini yerine getirmeyebiliyor. Fakat iki ebeveynle büyüyüp de ihmal edilen de onca çocuk var…

    • Aylin Anne dedi ki:

      10 saniyelik videoyu detaylıca tarif etmek isterdim fakat yazının son kısmındaki yemek masası tasvirimde biraz açıklamaya çalıştım. Daha fazla detay verirsem yazımın ve gönlümün çirkinleşmesine izin vermiş olurum.İşte bunun bir formülü yok. Kimisine göre mutlu çocuk yetiştirmek için sadec ve sadece mutlu bir ebeveyn olmanız ve bunun için mutlu bir evliliğinizin olması gerekmekte. Bu çok acı bir formül değil mi?

  4. Tugba dedi ki:

    Gözlerim dolu dolu okudum. Bekar bir anne olarak anlatmak isteyipte anlatamadığım duygularımı çok güzel özetlemişsiniz. Etrafımdaki insanlar koca,baba olmadan mutlu olunmaz mantığındave ben bundan çok yoruldum. Benim ailem iki kişilik. Çok şükür mutluyum. Ben mutluysam çocuğumda mutlu. Ama anlamıyorlar ya da anlamak istemiyorlar.
    Emeğinize kaleminize sağlık.

    • Aylin Anne dedi ki:

      Gözyaşlarınıza neden olmak istemezdim fakat duygularınızın aynısını okumanız ve hislerinize tercüman olduğumu söylemeniz beni mutlu etti. Etrafımızın kabalığını bizim dirayetimiz azaltacak . Anlamayan anlamasın ama biz güzel güzel anlattıkça bir çok şeyin yolu ve kaderi değişecektir. Sevgiler

  5. Savas Poyraz dedi ki:

    Makalenin hic bir kelimesini okumadim, yorumlarida okumadim.
    Neden mi ? Bir cocugun anne ve babasi ile ayni cati altinda BÜYÜMEMESINI tedarik edecek baska bir formül yok,!!!

    Neden mi Cevabin bir ebeveyininseniz kendinize sormayin, !!! COCUKLARINIZA sorun.
    Zamani ELBET gelicek cevabini ve hesabini COCUKLARINIZ Size soracak!

  6. Tuğba dedi ki:

    Sanki evde babayla büyüyen çocuk çok mutlu. İlgili ebeveyn ile büyüyen çocuk mutlu. Babam olmasaydı ve ya ayrı olsaydı annemle daha mutlu olurduk inanın. Elalem diye bi kesim var onları mutlu edemiyoruz …!!

    • Aylin Anne dedi ki:

      Elalem gerçekten çok önemli değil. Eğer ızdırap içindeyseniz evliliğin size faydası yoksa, çocuğa nasıl olsun? Anlayan anlıyor. Anlamayan yorumlara girip laf sokup çıkıyor. :)) Sevgiler

  7. D.E.D. dedi ki:

    Kesinlikle katiliyorum.. Ayni sekilde bir ogretmen olarak toplantilarla surekli sorunlu cocuk, bosanmiş aile cocugu imaji veriliyor ve bu beni cok kırıyor.. Hala umutluyum, cocugum icin elimden gelenin en iyisini yapamaya calisiyorum.. umarim basaririm. Sevgiyle kalın.

  8. Songul dedi ki:

    Ellerine sağlık nasılda tercüman konusamadiklarima

  9. yasemin pınar dedi ki:

    Ne güzel anlatmışsınız birçok insanın kendisi yasarken dahi goremedigi şeyleri ,boşandım çocuklarım hep mutsuz yaşayacak önyargısı var hep mecburen mutsuz olunuyor sonra 🙂 Hayat enerjinizi bize de yollayın …

    • Aylin Anne dedi ki:

      Her nefesinizi fark ederek alıyor musunuz? Vallahi ben de almıyorum. Ama aklıma fark etmek geliyor, sonra ciğerime yumuşak yumuşak nefesimi çekiyorum, işte o an bana bir enerji geliyor. Yaşamak ne güzel diyorum falan filan.. :))

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir