Çocuğunuza Sınır Çizme

Geçenlerde bir anneyle tanıştım. Çocuğunun isteksizliğinden yakınıyordu. Anneye göre çocuk hiçbir şey yapmak istemiyordu. Öğretmeni de çocuktaki isteksizliğin ileri derecede olduğunu söyleyince kendisini çok çaresiz hissetmişti ve yolumuz kesişti.

 

Yorgun ve uykusuz olduğu her halinden belliydi. Hemen konuya girdi. Nefes almaksızın ve telaşlı biri şekilde oğlunu anlatmaya başladı. Kucağındaki bebeğini susturmaya çalışıyor, Çıkardığı seslerden ve bebeğin etraftaki eşyalarla ilgilenmesinden tedirgin oluyordu.

 

3 çocuğu için can siperhane bir şekilde çabalıyor, yemekler yenmezse yediriyor, oyuncaklar toplanmazsa topluyor, hatta öz bakımlarının tamamını gerçekleştiriyordu. Bezdiğinin farkındaydı ama bir es (kısa mola) lazımdı.

 

Hemen bebeğini kucakladım. Yatıştırmak için bir iki tekerlerme sonra da ponponlu bir kalemle şakalaşmaya başladık. Sonra rahatlamış olan anneyle tekrar görüşemeye döndünce ilk önerim şu oldu:

  1. Sondan başlayalım. En küçük çocuğunuza ayakkabı giydirin, bırakın yürüsün. Bırakın. Bırakın gezsin keşfetsin, devirsin, döksün, karalasın, oynasın. Kendini yeterli bulması için buna ihtiyacı var. Yürüme yetisi kazandığı halde yürümesine izin vermediğiniz için size kızıyor. Lütfen bırakın.”
  2. Devam edelim. Bırakın büyük, küçük, ortanca; herkes kendi ağzına kendi kaşığını kendi eliyle götürsün. Bir insan kendini doyuramazsa kendine yettiğini nasıl hisseder. Çocukların isteksizliği potansiyellerini performansa çevirmek için yeterli şevk olmadığı için kronikleşmiş bence. Bırakın. Bırakın herkes kendi karnını doyursun.
  3. Noktayı koyalım. Artık bundan sonra herkes öz bakımını kendisi gerçekleştirsin. Duşunu alsın, tuvaletini temizlesin. Yine kontrolü elden bırakmayın ama rica ederim; en çok yatalak kalmaktan ve altımıza gitmekten korkmaz mıyız, Allah korusun. Bırakın, herkes kendini temizlesin. Başka türlü insan kendine yettiğini nasıl hissedebilir?
  4. Ayrıca: kız-erkek çocuk demeden herkes ev işi yapsın. Süpürme, toz alma, evdeki eşyaların düzeni…
  5. Buzdolabına şu notu asın: Oyuncak toplama konusunda evimiz self servistir. Herkese dağıttığı oyuncağı toplamalı, aradığı oyuncağı bulmalı bence.
  6. Yemek saatinde aile üyeleri bir araya gelmeli ve birlikte yemeğe hazırlık yapmalı. Çocukların biri peçete dizsin, diğeri bardakları sıralasın… Tıpkı eski Türk filmlerindeki gibi, hem anneye yakın olsunlar hem de paylaşımınız arttığı için çocuklar mutlu olsun.
  7. Özgüvenin iki önemli sac ayağı vardır. Biri kendi ağzına yemeğini götürüp kendini besleyebilmek. (12 aydan sonra teknik olarak gayet mümkün) Diğeri ise özbakımını gerçekleştirebilmek. Kendine yettiğini düşünen çocuk potansiyelini performansa çevirdiği için öğrenmeye istek duyar. 
  8. Siz hayır deyin. Hayır listesi yapın. Hangi konularda hayır denecek. Hangi konularda evet denecek. Bu konuda net olmak için listelediğiniz konulara sadık kalın.
  9. İyi polis ve kötü polisi ortadan kaldırın. Genellikle anneler kural koyucu olur. Babalar ise “çocuğumu az görüyorum” diyerek annenin koyduğu kuralları yok sayabilir. Bu durum çocuğun sınır tanımayan ve kural öğrenemeyen bir yapı kazanmasına neden olabilir. Bu nedenle evde kim kural koyuyorsa; ki bu genellikle annedir,  kural koyamayan ebeveyn diğerine uymalı.

Eğer hayır demeden çocuk yetiştirirsek ileride kişiliğinin yaratacağı sorunlarla başa çıkmak daha zor olabilir.

 

Aylin Anne

Aylin Anne – Aylin Çalışkan
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim bölümünü bitirdi. Mezuniyetinin ardından Devlet Planlama Teşkilatı başta olmak üzere çeşitli kamu kuruluşlarında insan kaynakları stajları yaptı.

Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim bölümünden özel eğitim öğretmenliği sertifikası aldı ve bu branşta 12 yıl hizmet verdi.

2014 yılından bu yana rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanında rehber öğretmen olarak hizmet veriyor.

STK’ larda kurucu ve gönüllü olarak çalışan Aylin Çalışkan Mart 2006’da Eğitim Bilimleri Derneği’ ni kurdu. Okulların yapısı ve işleyişiyle ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı’yla görüşmelerin gerçekleştiği bu dernek kapsamında etkinlikler gerçekleştirdi.

Sabah Gazetesi Kültür Sanat bölümü ve kitap eklerinde çocuk kitapları üzerine yazdı. Daha sonra Hürriyet Aile ve Hürriyet gazetesinin internet sitesinde Aylin Anne olarak anne-çocuk, eğitim ve özel eğitim üzerine yazılar yazdı.

Perşembe Anneleri isimli bir kitabı olan Aylin Çalışkan, bu kitabında özel gereksinimli 15 çocuğun annesiyle yaptığı röportajları bir araya getirmiştir.

2010 yılında çiçeği burnunda bir anneyken açtığı bloğunu herkese iyi içerik sunmak üzere revize edip tekrar yayına almıştır.

Blog, köşe, kitap yazarı, eğitimci, rehber-psikolojik danışman olarak kariyerine devam etmekte olan Aylin Çalışkan fotoğraf, yoga, astroloji ve pek çok spritüel konuyla yakından ilgilenmektedir. Bekar ve bir çocuk annesidir.

26 Responses

  1. Mehtap dedi ki:

    Canım Aylin Anne…
    İyi ki varsın
    İyi ki bize ışıksın 😘

  2. Gulçin dedi ki:

    Bütün söylediklerinize katilip hicbirini uygulayamamak işin hangi kismi onu hiç bilmiyorum 😕

  3. Rukiye dedi ki:

    Özbakımını kaç yaşında yapmaya başlamalı?

    • Aylin Anne dedi ki:

      Özbakım çocuğun gelişimiyle paralel gelişmeli. 1 yaşal beraber el yıkama, ağız yıkama, diş fırçalam gibi becerilere alıştırılabilir. Tuvalet eğitimiyle birlikte peçeteyle silme, sifonu çekme alıştırılabilir. 4 yaşında bu tür beceriler yardımsız gerçekleşmelidir.

  4. brsnlbl07 dedi ki:

    Aylın Hanım sizi çevirim içi yakalamışken bir maruzatımı iletebilir miyim! Fikrinizi çok merak ediyorum. Oğlum 5 yaşını 4 ay geçti. Anasınıfında 3. yılı bu sene. Rakamlara çok meraklı 200’e kadar sayıyor. Harflere de öyle. Beyaz eşya, araba markaları, isimlerimiz filan derken büyük harflerin çoğunu tanıyor ve yazıyor. Ben sadece sorduğu kadarına cevap verdim şimdiye kadar. Yaşının önünde gitmesini de asla istemiyorum ama hızını da kesmek istemiyorum.

  5. brsnlbl07 dedi ki:

    Anasınıfçılar biz okulda vermiyoruz öğretme diyorlar. Sınıf öğretmeni arkadaşlar da hevesliyse harf değil ses olarak ver diyorlar. Ben sorduğunda ses olarak söylüyorum zaten. Ama yazmak da istiyor. Sabah uyanır uyanmaz elinde kalem. Sizce ne yapmalıyım? Şimdiden öğretip 1. Sınıfa geçtiğinde sıkılıp baştan okulu gereksiz hissetmesini de istemiyorum. Çok kararsız kaldım. Uzun oldu kusura bakmayın 🙈

    • Aylin Anne dedi ki:

      Çocuklar sayı sayma becerisini kendi zihinlerinden çok küçük yaşlardan itibaren yapabiliyorlar. 1000’lere 2000’lere kadar sayan çocuklarla tanışmıştım. MArkaları tanıması ise çocuklar önce sembol öğrenir. Örneğin trafik işaretleri, örneğin bilgisayarın açma, kapatma v dahil tüm tuşları, örneğin araba markaları. Okumak istiyorsa ve yazmak istiyorsa çizgi çalışması tavsiye ederim. Çubuk çizsin. Yan çizgi çizsin. Ama siz özel olarak ses vermeyin. Bu hangi harf diye sorduğunda “bilmem, hangi ses?”, “Sen biliyor musun?é gibi sorularla öğrenme arzusunu ona yöneltin. Hazır bilgiye de alışmamış olur. Sevgiler

    • Aylin Anne dedi ki:

      Öğretmen arkadaşlarımın dediklerine ayrıca katılıyorum.

  6. brsnlbl07 dedi ki:

    Sayıları şarkı ezberler gibi ezberliyor, araba markaları ve tabelalar da öyle, bunun farkındayım. Ama bu konuda çok ısrarcı davranıyor. Şöyle söyleyeyim ben yazı öğretmezsem kendisi gördüğünü yazıyor, boyutlar birbirinden farklı ve bazılarını soldan değil sağdan yukardan değil aşağıdan başlayarak filan yazıyor. Bu şekilde kendisinin devam etmesi sakıncalı mı? Bana şu kelimeyi yaz da öğreneyim diyor mesela. Sadece sorduğu kadarını versem sakıncası var mı?

    • Aylin Anne dedi ki:

      Çocuğunuz öğrenmeyi ço kseviyor. Bu nedenle o sizi değil, siz onu yönlendirmelisiniz. Siz ona araştırma konuları verin, araştırsın. Sorular sorun? Cevaplarını düşünsün… Önerilerim bu şekilde

  7. Seda dedi ki:

    Keşke babalarda okusa…

  8. brsnlbl07 dedi ki:

    Çocuk erkillikten sakınmaya çalışsam da arasıra fire veriyorum galiba 🙄
    Çok teşekkür ederim.

  9. ozden dedi ki:

    Çok güzel bir yazı. Çok beğendim 🙂

  10. serife kahramab dedi ki:

    Aylin hanim sizi ilk defa okudum bu yaziniz tam benlik ben 28 yasinda dort kucuk cocuk annesiyim ikizlerim 6.5 oglum 3.5 yasinda en kucuk bebegim 3.
    5 aylik yardim amacli kayinvalidemler yanimda esimde vardiali cok kalabalik bi aileyiz bende anlattiginiz bayan gibi yorgun bitkinim ama hala en mukemmel anne olma cabasindayim yemegini duzenli yesinler aman su vitamini alsinlar ikizler dersten kalmasin anne sutunu ne artirir ortanca oglum ilgisiz kalirsa psikolojisi bozulur peki ya ben ya ben MUTLU DEGILSEM COCUKLARI NE KADAR NUTLU EDEBILIRIMKI BEN NE KADAR DINLENMIS OLURSAM COCUKLARIMA STRESSIZ BI GUN YASATABILIRIMKI…

    • Aylin Anne dedi ki:

      Şerife hanım, o kadar üstün bir çaba gösteriyorsunuz ki… Burada kendinizi 5. en küçük çocuk ollarak kabul edip, arada elini yüzünü yıkayın, saçını tarayın, yanağını okşayın. Eşiniz işten gelince hop diye önce siz ona sarılın. Çünkü sizin daha çok sevilmeye ihtiyacınız var. 🙂

  11. Selin dedi ki:

    Sizi seviyorum ❤❤

  12. serife kahramab dedi ki:

    Oncelikle cevabiniz icin cok tesekkur ederim sahsen hic yanitlayacaginizi dusunmuyodum dediklerinizi yapicam ben sadece ortanca oglum cok hareketli cok agrasif doyumsuz ona bi care ariyorum herkes tarafindan azarlanan surekli ikazlarla hareket eden bi cocuk ona kiyamiyorum ama ustesindende gelemiyorum galiba kucuk bebegi kiskandigi icin… avizede kirio hic durmuyi yerde aliyo gokte buluyo surekli biseyler yemek istiyo ve asiri tablet bagimlisi onun icin neler yapabilirim gerci diger cocuklarin ilgisinden vakit kaldikca kendimle esimle ilgilenmeyede calisicam

    • Aylin Anne dedi ki:

      Bence hepsi ile kaliteli vakit geçirmelisiniz. Gün 24 saat ise ortanca ve büyük ikizlere kesintisiz 30 dakika veya bir saat ayırmalısınız. Ama ayrı ayrı olacak. Örneğin büyük ikizlerle yarım saat bir şey yapın. Aklıma örnek gelmiyor ama ödev saatlerini birlikte geçirebilirsiniz. O sırada kayınvalideniz bebek ve ortanca çocuğunuzla ilgilensin. Sonra ortanca çocuğunuzla 1 saat geçirin. Büyükler ödev yapsın, en küçüğü yine biri emanet alsın. ama o yavru kuş bilsin ki annesi onu çok seviyor ve onun için zaman ayırıyor. Hiçbir şey yapmasanız bile birlikte çamaşır katlayın. Mandal versin size… Bulaşıkları dizin veya birlikte ev işi yapın. Kız veya erkek olması fark etmez. Çocuklar çok sever böyle şeyleri. Aklıma gelen önerilerim bunlar. Sevgiler

  13. serife kahramab dedi ki:

    Cok tesekkur ederin 😊😊😊😊 Allah razi olsun sizden

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir