Boşanırken Bilmeniz Gerekenler

Çocukların ifadesini almak zorunda olmak veya eşlik etmek mesleğim gereği yaptığım ve pek sevmediğim bir şey. Çünkü çocukların masumiyetine yetişkinlerin kara bulutları değince, anlıyorsunuz işte… O minik ellerin çaresizliği, o minik ayakların sallanışı beni hep sarsar. En çok da anne-baba arasındaki çekişmeden dolayı bu işlemi yapıyorsak, benim de yaralarım yeniden acıyor.

 

Bu yazıyı şu nedenle kaleme aldım: boşanırken gerçekten eşinizden boşanın. Çocuğunuz bu savaşta iki cephe arasında kalırsa kötü.

 

Velayet Savaşları:
Her iki tarafın çocuğun velayetini almak için elinden geleni ardına koymadığı velayet savaşları vardır. Boşanma davası tamamen anneyi yaralamak veya babayı yaralamak üzerine kurgulanır ve kozlar oynanır. Ne acı ki; pek çoğunda kaçırılan çocuklar, gösterilmeyen çocuklar, babasını öldü bilen yavrular, tam tersi annesini öldü bilen çocuklarla karşılaşıyorum.

Eşler arasında maddi ve manevi olarak bir kopuş olabilir. Boşanma “anlaşamadık ayrıldık” basit tarifiyle anlatılacak kadar hafif geçirilebilecekken, işin çığrından çıktığı bir sürece dönebiliyor. Deli raporu istemeler, annenin iffetine iftiraya varan dil uzatmalar, babaya neredeyse ensest iftirası atmalar… Ne ararsanız duymamanız imkansız.

Boşanırken şunları bilin:
1. Çocuğunuz kimin yanında kalırsa kalsın, her iki ebeveynini de görmeye hakkı var. Anneyi akıl hastanesiyle korkutmadan önce bunu düşünün.
2. Anne vesikalıkla çalışan bir seks işçisi olsa dahi, çocuğunu düzenli olarak görmelidir. Kanunlar ve bu konudaki tüm çalışmalar bu görüşü destekliyor.
3. Ağır klinik bulguları olan psikiyatrik bir rahatsızlık söz konusu yoksa, bir anneye veya bir babaya ağır ithamlarda bulunmayın. Bir kanadını kopardığınız kuştan uçmasını nasıl beklersiniz?
4. Madde kullanıyorsanız korkun. Evet. Hatta tir tir titreyin. Aile mahkemeleri velayet hakkı vermediği gibi, diğer ebeveynin de çok az görmesi hükmünü veriyor. Çünkü madde bağımlılığının ucu çok açık ve büyük risk taşıyor. Çocuğu tehlikeye atmamak için madde kullanan ebeveyni ile görüşmesine tedbir üstüne tedbir getiriliyor.
5. Karşı tarafı yaralarken çocukları dolduruşa getirmek, kalbinin ve aklının almayacağı şeyleri ezberletmeye kalkmak hiç insani değil. Bunlar hemen tespit ediliyor ve bunu yapan ebeveynin aleyhine dönüyor.

Size daha onlarca konu başlığı sıralayabilirim. Ancak hiçbiriniz evladınızın ifade çağrılmasını ve didik didik her şeyinin sorulmasını istemiyorsanız, boşanma davalarını lince çevirmeyin.

 

Ayrıca süregelen mahkemeniz hakkında kişisel sosyal medya hesaplarınızda her türlü detayı vermek, süreci aleyhinize döndürebileceği gibi, rahatlayayım derken dönüşü olmayan yollara girmiş olabilirsiniz. Örneğin; arkadaşlarınızla oturduğunuz bir sofrada önünüzdeki bir kadeh içki –sizin olmasa bile-aleyhinize delil olarak kullanılabilir. Ayrıca; çocuk odaklı bakınca konu tekrar madde bağımlılığına geliyor. Alkolik misiniz sorusunu kim duymak ister?  Ayrıca süregelen bir dava hakkında açıklama yapmanın, kamuoyu oluşturmanın hukuki dayanakları olmalı.

Mesleki yaşantımın bana öğrettiği ve kişisel boşanma davamın bana kattığı değerleri düşünerek bu yazıyı hazırladım. Son günlerde her yerden çok zor konular karşıma çıkıyor. Düşüncelerimi yazmaya mecbur hissettim.

Hiçbir çocuğun haciz memuruyla babasını görmesini istemiyorum.
Hiçbir annenin akli dengesi yerinde değildir raporu tehditleriyle çocuklarından uzaklaştırılmasını istemiyorum.

Çok pis ve boş işler bu işler.

Bu pis oyunların ceremesini çocuklar öyle bir çekiyor ki; ifade verirken o minik elleri ve ayakları görseydiniz, bu kadar ileri gitmezdiniz.

Uzun lafın kısası: Filler tepişirken çimenler ezilmesin. Hukuku oyalamayın, çocukları zorlamayın. Hukukun halletmesi gereken büyük meselelere enerjisi kalsın.

Aylin Anne

Aylin Anne – Aylin Çalışkan
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim bölümünü bitirdi. Mezuniyetinin ardından Devlet Planlama Teşkilatı başta olmak üzere çeşitli kamu kuruluşlarında insan kaynakları stajları yaptı.

Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim bölümünden özel eğitim öğretmenliği sertifikası aldı ve bu branşta 12 yıl hizmet verdi.

2014 yılından bu yana rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanında rehber öğretmen olarak hizmet veriyor.

STK’ larda kurucu ve gönüllü olarak çalışan Aylin Çalışkan Mart 2006’da Eğitim Bilimleri Derneği’ ni kurdu. Okulların yapısı ve işleyişiyle ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı’yla görüşmelerin gerçekleştiği bu dernek kapsamında etkinlikler gerçekleştirdi.

Sabah Gazetesi Kültür Sanat bölümü ve kitap eklerinde çocuk kitapları üzerine yazdı. Daha sonra Hürriyet Aile ve Hürriyet gazetesinin internet sitesinde Aylin Anne olarak anne-çocuk, eğitim ve özel eğitim üzerine yazılar yazdı.

Perşembe Anneleri isimli bir kitabı olan Aylin Çalışkan, bu kitabında özel gereksinimli 15 çocuğun annesiyle yaptığı röportajları bir araya getirmiştir.

2010 yılında çiçeği burnunda bir anneyken açtığı bloğunu herkese iyi içerik sunmak üzere revize edip tekrar yayına almıştır.

Blog, köşe, kitap yazarı, eğitimci, rehber-psikolojik danışman olarak kariyerine devam etmekte olan Aylin Çalışkan fotoğraf, yoga, astroloji ve pek çok spritüel konuyla yakından ilgilenmektedir. Bekar ve bir çocuk annesidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir